Kilis, tarihindeki zenginliğini günümüze uzanan el sanatlarıyla yaşatır.
Nakış İşlemeciliği Kim bilir kaç gözyaşı damlası gergefteki gergin kumaşın üstüne yuvarlanıvermiştir. Gergef, içe atılmış duyguların, dile getirilemeyen heyecanların, anlatılamayan rüyaların sessiz sahnesidir. Gelinlik çağı yaklaşan genç kızlar geleceğe dair hayallerini gergefe gerilen kumaşa işler de işler. Kilis’te nakış işlemeciliğinin geçmişi eskilere dayanmaktadır. Gergefin iki yanına dizilen kızlar yeteneklerine göre desenleri işler durur. Uygulanan teknikler de türlü adlar alır. Sıçan dişi, çiti badem, mercimek, ciğerdeldi, kartopu, cemaliyan, kanava gibi tekniklerle, çeşit, çeşit desenler çıkarılır. Geometrik şekiller, bitki, çiçek, meyve, hayvan figürleri, işlenen takımın niteliğine göre kumaşın üstüne yerleşir, işleyenin hayallerini dile getirir.
Yemenicilik Kilis’te yaşayan geleneksel el sanatlarından biri yemeniciliktir. Yemeni, Anadolu’nun birçok yerinde başörtüsüne verilen bir ad olmasına rağmen bu bölgede bir çeşit ökçesiz deriden yapılan yerel ayakkabıdır. Üstü yumuşak, altı kalın deriden yapılan el emeği, göz nuru yemeni hem rahat, hem sağlıklı. Kaliteli doğal malzemeden yapıldığı için teri çekiyor, vücudun elektriğini alıyor. Ancak değişen giyim anlayışı yüzünden pek alıcı bulamıyor. Eskisi gibi ayakları süslemediğinden olsa gerek yemenicilik kaybolmaya yüz tutan bir sanat.
Yemeni yapımında farklı hayvanların derisi kullanılır. Yumuşak olan üst yüzü ‘havır’ denilen oğlak derisinden yapılır. Sert olan taban, ‘gön’ yani kalın sığır veya manda derisinden yapılır. Astarda koyun kullanılır. Önce kat kat deriden yapılan taban hazırlanır. Üst kısmın tabana dikiminde çift çelik iğne kullanılır, kalıpta şekillendirilir. Deri, muşta ile yumuşatılır, kayım ve falçata ile gerekli düzeltmeler yapılır. En sonunda kenarları sabunlanarak ihval denilen sert ağaçtan yapılmış parlatıcı bir araçla parlatılır.
Yemeniler klasik olarak en çok siyah ve kırmızı olsa da sarı başta olmak üzere farklı renklerde yapılabiliyor. Yemenilerin renklerine ve boylarına göre isimlendirilebiliyor. Anabi (mor), gül şeftali, narçiçeği, bayrak kırmızısı renkleri dikkati çekiyor.
Yorgancılık Çeyizlerin gözdesi saten işlemeli yorgan Kilis’te varlığını sürdüren bir el sanatı. Yorgancılık başlı başına bir sektör olarak kent ekonomisine katkıda bulunmakta. Evlerde kadınlar tarafından iğne ile satenin kabartılması sonucu çıkan motiflerle başlamış, daha sonraları erkekler tarafından yorgan atölyeleri açılarak, günden güne gelişmiş. Yorganların yüzü, parlak atlas saten, astarı pamuklu patiskadan yapılır.
Üst yüzde tercihe göre ipek saten, saten veya deri saten gibi çeşitler kullanılır. Yorgan yüzü ile astar arasına son dönemlerde görülen bir uygulama olarak elyaf tabaka konulur. Desenler genellikle göbek denilen orta bölgede yoğunlaşır. Rastlanan motifler ise saymakla bitmez. Papatya, simetrik papatya, kuş, tavus kuşu, hurma yaprağı, hurma dalı, lale, lale desenli vazolu, karanfil, menekşe, stilize yaprak, rüzgar gülü, su yolu, güneş, kafes, girift, arabesk, helezonik, fiyonklu, armut gibi pek çok desen kaygan ipeksi yüzeyi şenlendirir. Nakış oranı arttıkça yorganın kıymeti artar.
|
|
Kübbülmüşviyye, Kübbül mütecceni, Kübbüllebeniyye, Şıhılmahşe, Bıkbıkiyye, Höbbüllüp Datlı Malhıta, Eşkili Malhıta, Müceddere, Köllük Aşı, Teşrube, Semirsek, Şişperek, Züngül, Gerebiç… Liste uzayıp gidebilir. Bulmaca sözlüğü gibi.
Yabancısına en ufak bir şey ifade etmeyen bu sözcükler bir Kilisli için ziyafet sofrasına davet gibidir. Hele bir de yanına kübban ve şapata yani buranın fırından taze çıkmış ekmekleri olursa.
Kilis mutfağı, Kilis’in konumu gibi ara bir noktadadır. Suriye tatları ile Antep lezzetleri arasında gider gelir. Ama Kilisliye sorarsanız Kilis yemekleri Halep mutfağına da, Antep mutfağına da benzemez, çok özeldir ve güzeldir. Gerçekten de Kilis mutfağı, Halep ve Antep esintileri taşısa da, kendine has, farklı bir mutfaktır. Komşu kentlerdeki ile aynı adı taşıyan bir yemek bile Kilis’te biraz farklıdır.
Kilis yemeklerinin ana malzemelerini et ve bulgur oluşturur. Sebze yemekleri bile etli, bulgurlu olur. Kış için hazırlanan kuruluklar tüm yörede olduğu gibi Kilis mutfağında önemli bir yer tutar. Kuruluklarla yapılan dolmaların yeri bambaşkadır. Firikli, bulgurlu, pirinçli içlerle doldurulan patlıcan, acur, kabak, havuç, dolma çeşitleri, lahana, yaprak sarmaları verilen emeğin hakkını veren lezzetlerdir. Mumbar dolmasının yeri ise Kilisli için apayrıdır. Dolmalar kadar içli köfte çeşitleri de Kilis mutfağına damgasını vurur. Köftenin etli etsiz her türlüsü yapılır. İçli köfteden başka çiğ köfte, mercimek köftesi, zeytli (zeytinyağlı) köfteler, fırın köfteler, şiş köfteler saymakla bitmez. Kebaplar da yemekler de acı, tatlı biber, tarçın, kimyon, kuzbara (kişniş) gibi baharatlarla tat kazanır. Tencere yemekleri de çeşit çeşittir. Özetle yoğurtlu yemekler, salçalı, sulu yemekler, musakkalar, bastırmalar derken Kilis mutfağı anlatmakla bitmez. Katmer, künefe, billuriye gibi tatlılar ziyafete son noktayı koyar.
Kilis’in konumu, Kilis mutfağını şekillendiren önemli bir etmendir. Bağlar, zeytinlikler, tahıl ambarı ovalar Kilis’in geleneksel ürünlerinin kaynağıdır. Oylum höyük kazılarında yapılan araştırmalar, Antep fıstığı, üzüm, zeytin, baklagiller ve çeşitli buğday türlerinin tarımının çok eski çağlara dayandığını göstermiştir. Bağlardan gelen üzümlerle yapılan pekmez çeşitleri ve şireden yapılan tatlılar Kilis’in geleneksel lezzetleri arasında öne çıkar. ‘Yaş pekmez’, ‘Sıcak pekmez’ ve ‘Gün pekmezi’ olmak üzere üç tür pekmez üretilir. Özellikle ‘Gün pekmezi’ kentle özdeşleşmiştir. Şireden yapılan cevizli sucuk, muska, dilme, kesme, tatlı tarhana gibi tatlı lezzetler ile kuru üzüm türleri Kilis’in geleneksel ürünleri arasındadır. Zeytin ve zeytinyağı da bölgenin en nadide lezzetlerindendir.
|
|
|
|
|
|